• Tasfiye memuru atandıktan sonra ilk envanteri düzenleyerek
genel kurulun onayına sunar (m. 540).
• Alacaklılara birer hafta ara ile üç ilan ile şirketin sona erdiği
bilgisi verilerek alacaklarını bildirmeleri için çağrı yapılır
(m. 541).
• Alacaklılara yapılan üçüncü çağrı tarihinden itibaren bir yıl
geçmeden malvarlığı dağıtılamaz. Ancak alacaklılar için bir
tehlike bulunmadığı anlaşılırsa mahkeme varlığın bir yıl geç-
meden dağıtılmasına izin verebilir (m. 543/2).
• Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanı sicilden
silinir (m. 545).
Bu hükümler ışığında, tasfiye olan tüzel kişi tacirlerin ticareti terk
ederek alacaklılara kötü niyetli davranışları ile zarar vermesinin önüne
geçmek için bir takım mekanizmaların bulunduğu anlaşılır. Gerçek ki-
şi tacirlerin ticareti terkinden farklı olarak alacaklılara üç ilan yapılma-
sı söz konusudur. Mahkemenin aksine izin veren bir kararı olmadıkça,
bir yıl süre ile alacakların güvencesini teşkil eden mal varlığı dağıtıla-
maz.
İİK m. 44’te getirilen düzenleme ile hedeflenen alacaklının korun-
ması, anonim ve limited şirketler bakımından TTK tahtında farklı me-
kanizmalarla sağlanmaktadır.
Mal beyanında bulunularak beyan tarihini takip eden iki ay boyun-
ca haczedilebilir malvarlığında tasarruf edilmemesi de anonim şirket-
lerin tasfiye süreci ile tam olarak bağdaşmamaktadır. Zira ilk envanter
ile mal beyanında bulunulması halinde, tasfiye memurunun şirketin
mal ve haklarını korumak için yapabilecekleri sınırlanır. Öte yandan
söz konusu işlemin unvanın sicilden silinmesi aşamasında yapılması
mümkün değildir. Unvanın silinmesi ile tüzel kişilik sona erer ve unu-
tulmuş bir malvarlığı bulunmadığı sürece beyan edilecek bir mal söz
konusu değildir. Keza iflasa tabi olmaya devam edecek tüzel kişilik de
ortadan kalkmıştır.
İİK’nın ticareti terk düzenlemesi ile TTK’nın tasfiyeye ilişkin dü-
zenlemesi incelendiğinde, İİK’nın daha ziyade gerçek kişi tacirlere
ilişkin bir düzenleme getirdiği ileri sürülebilir.
TİCARET HUKUKU
49