Mİ LLETLERARAS I T İ CARET HUKUKU
159
yönlendirdiğine de hükmetti. Davacı taraf mahkeme masraflarına
mahkûm edilmekle beraber, Türkiye’nin manevî tazminat talebi de
kabul edilmedi.
4.
Europe Cement Investment and Trade S.A. (Poland) v. Republic of
Turkey
. Europe Cement davası Cementownia davasının aynası gi-
bidir. Türkiye, Davacının CEAS ve Kepez hisselerine sahip oldu-
ğuna dair yeterli delil gösteremediğini iddia etti ve iddiası haklı
bulundu. Davacı tarafından Europe Cement’in CEAS ve Kepez’in
ortağı olduğuna dair sunulan deliller 30 Mayıs 2003 tarihli hisse
devir sözleşmesinin kopyası ile 10 Ocak 2005 tarihinde çıkarılan
hamiline hisse senetlerinin kopyalarıdır. Davalı Türkiye bu belge-
lerin sahte olduğunu savundu. Bunun üzerine Hakem Heyeti bu
belgelerin orijinallerinin ve onların sahte olmadığını ve Davacının
CEAS ve Kepez’in hissedarı olduğunu kanıtlayan ilgili diğer belge-
lerin sunulmasını istedi. Ancak, Davacı, Hakem Heyeti’nin istediği
bu belgeleri sunamadı. Böylece Davacı uyuşmazlığın doğduğu ta-
rihte Türkiye’de yatırım sahibi olduğunu kanıtlayamadı. Kısacası,
Davacı, Antlaşma Madde 26/1 uyarınca gerekli olan yatırımcı sıfa-
tını ve Hakem Heyetinin yetkisini ortaya koyamadı. Hakem Heyeti,
Ağustos 2009’da, yetkisizlik kararı verdi, yargılama masraflarını
Davacı tarafa yükledi ancak Türkiye lehine manevi tazminata hük-
medilmedi.
Sonuç olarak
yukarıda açıklanan dört davada da Davacı taraf ICSID
Antlaşmasına dayanarak yatırım tahkimine başvurdu, ancak sonuçlanan
davalarda yatırımcı sıfatı kanıtlanamadığından davalar reddedildi. Yatı-
rımcıların ICSID tahkimini tercih etmesinde en büyük etkenin, ICSID tah-
kimi sonucunda verilen kararın başka bir tenfiz merasimine gerek kalma-
dan yatırım ülkesinde icra edilmesinden kaynaklanan kolaylık olduğunu
düşünüyorum.