283 VERGİ HUKUKU Türk Gelir İdaresi’nin Damga Vergisine İlişkin Güncel Özelgeleri* Av. Canan Doksat Giriş Hukuki işlemlerin dayanağı olan kâğıtlar üzerinden vergi alınması esasına dayalı olan damga vergisi uygulaması ülkemiz vergi sisteminde 1800’lü yıllardan bu yana yer alır1. Hâlihazırda yürürlükte olan ve 1/7/1964 tarihinde kabul edilen 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun (“DVK”) gerekçesinde, diğer vergi kanunlarımıza nazaran, tarih itibariyle daha eski bulunan resim kanunlarının verginin sosyal ve ekonomik fonksiyonlarını yerine getiremedikleri, vergi tekniği ve tatbikatı bakımlarından da gerilik ve güçlükler arz ettiği ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 01/07/1964 tarihinde kabul edilen DVK özünde bir “reform” niteliğinde görülmüş, anılan Kanun’un damga vergisi uygulamasına kesinlik ile netlik kazandırılması amaçlanmış ve damga vergisinin uygulamasının kolay, pratik ve açık bir hale getirilmesinin hedeflendiği belirtilmiştir. DVK’nın kabul edildiği tarih olan 01/07/1964’den bu yana bakıldığında, anılan Kanun’un gerekçesinde yer verilen hedeflerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hâlihazırda tartışmalıdır. Damga vergisinin uygulamasında ne yazık ki netlik kazanmayan/kazanamayan; mükellefler açısından belirsiz olan birçok konu bulunmaktadır. Bazı durumlarda, damga vergisi yükümlülüğü sözleşmenin ana edim konusunun bedelini dahi aşabilmektedir. Dolayısıyla, sözleşme müzakereleri aşamasında özünde diğer hukuk dalları ile vergi hukukunun bir arada değerlendirilmesi zorunluluğunu ortaya koyan belki de en önemli örneklerden biri damga * Eylül 2021 tarihli Makale 1 Prof. Dr. Kırman, Ahmet: 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu Şerhi, Ankara 1997, s. 2.
RkJQdWJsaXNoZXIy MjUzNjE=